Ben bipolarım. Bu kelimeyi artık korkuyla değil, kendimi tanımanın bir parçası olarak söylüyorum. Hayatım bir zamanlar uçurumlarla zirveler arasında savrulurken, ben de kendimi kaybolmuş hissediyordum. Duygularım çok hızlıydı, düşüncelerim çok gürültülüydü. Ne zaman duracağımı, ne zaman hızlanacağımı bilmiyordum.
Sonra lityumla tanıştım. İlk başta tereddüt ettim. İlaç kullanmak bana zayıflık gibi gelmişti. Ama zamanla şunu fark ettim: Lityum beni değiştirmedi, beni bene geri getirdi. Duygularımı susturmadı, onları dengede tutmayı öğretti. Ne çok yukarıda, ne çok aşağıda… Tam ortada, gerçek bir yerde durabilmeyi öğrendim.
Elbette sadece lityum değil. Doktorumla birlikte kullandığım diğer ilaçlar da hayatımın bir parçası oldu. Onları bir yük gibi değil, bana destek olan yol arkadaşları gibi görmeyi seçtim. Gözlük takmak nasıl net görmek içinse, ilaçlar da benim için hayatı daha net, daha yaşanabilir kıldı.
Mutluluk artık benim için taşkın bir sevinç değil. Daha sakin, daha derin bir şey. Sabah uyanıp “Bugün buradayım” diyebilmek. Düşüncelerimin beni sürüklemediğini, benim onları yönlendirebildiğimi hissetmek. Kendime güvenmek. En önemlisi de şunu bilmek: Yardım almak beni eksik değil, cesur yapıyor.
Bipolar olmak hayatımdan mutluluğu almadı. Aksine, onun ne olduğunu gerçekten anlamamı sağladı. İlaçlarımla, farkındalığımla ve kendime gösterdiğim şefkatle… Ben artık daha dengeli, daha gerçek ve daha umutluyum. Ve evet, ben mutluyum.
Sonra lityumla tanıştım. İlk başta tereddüt ettim. İlaç kullanmak bana zayıflık gibi gelmişti. Ama zamanla şunu fark ettim: Lityum beni değiştirmedi, beni bene geri getirdi. Duygularımı susturmadı, onları dengede tutmayı öğretti. Ne çok yukarıda, ne çok aşağıda… Tam ortada, gerçek bir yerde durabilmeyi öğrendim.
Elbette sadece lityum değil. Doktorumla birlikte kullandığım diğer ilaçlar da hayatımın bir parçası oldu. Onları bir yük gibi değil, bana destek olan yol arkadaşları gibi görmeyi seçtim. Gözlük takmak nasıl net görmek içinse, ilaçlar da benim için hayatı daha net, daha yaşanabilir kıldı.
Mutluluk artık benim için taşkın bir sevinç değil. Daha sakin, daha derin bir şey. Sabah uyanıp “Bugün buradayım” diyebilmek. Düşüncelerimin beni sürüklemediğini, benim onları yönlendirebildiğimi hissetmek. Kendime güvenmek. En önemlisi de şunu bilmek: Yardım almak beni eksik değil, cesur yapıyor.
Bipolar olmak hayatımdan mutluluğu almadı. Aksine, onun ne olduğunu gerçekten anlamamı sağladı. İlaçlarımla, farkındalığımla ve kendime gösterdiğim şefkatle… Ben artık daha dengeli, daha gerçek ve daha umutluyum. Ve evet, ben mutluyum.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!