Aç kalmış , şiddet görmüş biraz üşümüş bir sokak köpeği gibi her şeye saldırıyorum. Öfke demek değil niyetim. Durağanlıktan nispeten harekete geçişi kastediyorum sadece. Hafızamın geri gelmesiyle birlikte yitirdiğim özgüven ile saldırışımdan bahsetmeye çalışıyorum . Sebepler var nedenler var bu davranışı sergilemek için ama geri dönüşü tekrar bir düşüş ile mi olur onu bilmiyorum. Endişeli bir biçimde kendi duygu - düşünce durumumu okumak zorunda kalıyorum.
Hani geçecekti diyor bir yanım , hani geçmişti diyor öteki. Çelişkiye doğru sürükleniyorum.
Yaşam dura dura olmuyor diyor büyükler ama bizi hesaba katmamış olmalılar. Gençliğimin en güzel yıllarını bir hastalık ile onun düzelmesi uğruna harcadım demek geliyor içimden.
Bu düşünceler TSSB den geliyor elbette ama nedenselleştirmek yetmiyor bu durumları geçiştirmeye. Sanırım bir sonraki yazısı psikologumuzun bu olmalı . Ne dersiniz?
Hani geçecekti diyor bir yanım , hani geçmişti diyor öteki. Çelişkiye doğru sürükleniyorum.
Yaşam dura dura olmuyor diyor büyükler ama bizi hesaba katmamış olmalılar. Gençliğimin en güzel yıllarını bir hastalık ile onun düzelmesi uğruna harcadım demek geliyor içimden.
Bu düşünceler TSSB den geliyor elbette ama nedenselleştirmek yetmiyor bu durumları geçiştirmeye. Sanırım bir sonraki yazısı psikologumuzun bu olmalı . Ne dersiniz?
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!